Benim bahsettiğim o derinlik hiç bir denizde yok , benim yumruklarımın içi boş , korkma yakmaz canını.
Allah seni ensen gibi dümdüz etmeden geri dön hemen , dünya kızına aşık olmak seni delirtir , bu kız izdivaç için ne kötü bir cariyedir, ecel aramaz Enseler , yerine gelmez sarsılan güvenler , içine düştüğüm masalsı serüvenlerdir gamzelerme âb-ı hayattan can verenler.
Yüzmekten yorulduğum bu en derin denizdir boğulduğum, 4lük lerim kulacı atar , benim benim !...
Dipte vurgunum , moralsizim solgunum, yine de kendime teskin edebilecek bir seviye olgunum , pişmanlık asla kaçamayacağım bir canavar .Elleri Bazen öldürür, bazen sertçe yakalar bil ki ;
Sagopa cesaretinin bir kısmını zulada saklar ,yanan ışıklarımı kaplayacak kadar karanlığım var.
Yarını olmayan dünlere yazılmış her şiir ve şair olmuş her fikir ki kaleme düşmüş her sözü. Hep karanlık anlatıldı şarkılarda günyüzü. Yalpalayan ömürler aşikar hüzün görüntüsü. Yalnızlıkla sevişir oldun, karanlık hep zifir ve gökyüzünde güneşin doğum sancılarını bekledin. Doğmamış çocuktu doğacak, her ışık hazin sihir ki; hediye olacak her yarın manevi hazinedir, vasiyetimdir, cümlelerimin her kelimesi sahi asi, Sagopa yorgun tek tabanca 26 arifesi. Kimler önüne geçebilir zamanın akışının, cümlelerimin noktalarına kaç zamanda ulaşırım. Yaşarım iskeletler diyarında bir et parçasıyım. Varımı yoktan aldım. Daldım çoktan derin uykuma vardım, beklemekle geçti yıllarım ve kar beyazdı saçlarım, karamsar yazdı rhyme'larım ve tarumardı sabrım,harbi yaşadım benliğimle çok savaştım yazdım olmadı ve kaçtım, rap uzattı elini çekti kulağımı. 'yaz' dedi! Emir bir farzdır. Farzın adresinde sen ikamet halinde, bu Tanrı'dan bir arzdır. Öylesine güç oldu, böylesine bir gidişi resmetmek, kalemi makina yaptım, her çizikte kareler aldım, sundum önüne Yaradanın ve bekledim cevabını, hep cevapsız kaldı çağrım, bağırdım!...